Görüntülenme: 142 YAYIN İLKELERİ Ana İlkeler: 1. Ilımga adını verdiğimiz dergimizin ortaya sürdüğü ilkeler, yeni bir dil yaratmak değildir; çünkü Türkçe, dünyanın en zengin dillerinden birisidir. Dünya üzerinde, hiçbir dilden sözcük almayan bir dil yoktur. On binlerce yıllık bir süreçte dilimize girmiş; “aile: Arapça, alp: Moğolca, ev: Râmî dilleri, dost:
Görüntülenme: 235 “Beyaz yaratıcı” ise, diğer yaratıcı ruhların en üstünde olandır. O, büyük bir varlık ve iyi bir ruhtur. Kâinatı o yaratmıştır. Dünyayı idare eden de odur. İnsanlara yaratıcı gücü ile çocukları o verir. Yerin ve toprağın verimli olmasını da o sağlar. Hayvanların çoğalması ve bolluk da onun desteği ile
Görüntülenme: 130 Bizim oralarda bir söz vardır, “bayram değil seyran değil, eniştem beni niye öptü”. Neden böyle bir ifade kullandığımı yazının tamamını okuma zahmetine katlanırsanız anlayacaksınız. Elbette yazımda Fatih Sultan Mehmet yalakalığı yapmayacağım, zaten yeteri kadar yapıyorlar. Sadece şunu söyleyeyim, bir sürü dil biliyordu; şimdi onları saymayayım, zaten bir sürü
Görüntülenme: 148 Evrende her şeyin bir dili vardır. Dağların bir dili, rüzgârın bir dili, ağaçların bir dili, hayvanların bir dili vardır. Kedilerin, köpeklerin bir dili, halı ve kilim motiflerinin bir dili vardır. Resim, şiir, heykelin bir dili vardır. Mesela keçilerin dilini bazı çobanlar bilir ve onlarla konuşur. Gökyüzünün, astronominin, astrolojinin;
Görüntülenme: 114 “BAYRAM DEGİL SEYRAN DEĞİL ENİŞTEM BENİ NİYE ÖPTÜ!” Bizim oralarda bir söz vardır, “bayram değil seyran değil, eniştem beni niye öptü”. Neden böyle bir ifade kullandığımı yazının tamamını okuma zahmetine katlanırsanız anlayacaksınız. Elbette yazımda Fatih Sultan Mehmet yalakalığı yapmayacağım, zaten yeteri kadar yapıyorlar. Sadece şunu söyleyeyim, bir sürü
Görüntülenme: 107 Bu yazımda, Türk Şamanizmi inancı bağlamında, “uyanmak ya da gönül gözünü açmak ve Kamanlık/Şamanlık”; ifadesinden anlaşılması gerekenin tam olarak ne olması gerektiğini açıklamaya çalışacağım. Türk İslam döneminde tasavvuf anlayışı içerisinde “gönül gözünü açmak” ifadesinden ya da günümüzde kullanıldığı hâli ile Uyanmış İnsan”dan ne anlamamız gerektiğini, bu insanların aslında
Görüntülenme: 111 TÜRK ŞAMANİZMİ’NDE TARİKAT YOKTUR!Türkçe: Tanrı, Arapça: Allah, Farsça: Hüda. Onun kendisine hangi isimle seslendiğimizi pek önemsediğini sanmıyorum ve bunu Tanrı’nın yerine sorun hâline getirenlerin; “cahiller” olduğunu düşünüyorum! Ben Türk olduğum için; elbette ona Tanrı demeyi doğru buluyorum. Ögel; “Türklerde Tanrının şekli yoktur, Tanrı kendine ve göğe benzer”der. Burada
Görüntülenme: 101 Soner Yalçın isimli mâlum gazeteci, meydanı boş bulunca kurusıkı sallamışsın; Türkçüleri kendin gibi bilgisiz sanıyorsun sanırım!(Not: Kürsüdeki kardeşimin ya da herhangi bir Doğu Türkistanlı kardeşimin sesini duyurmasına yardımcı olan siyasi parti, kurum ya da kuruluş beni ilgilendirmiyor. Beni sadece, hâlen “Esir Kalmış Türk Yurtları” ilgilendiriyor.) Soner Yalçın 29.01.2021
Görüntülenme: 140 Karacaoğlan hakkında söylenen bilgileri kısaca şöyle aktarabilirim. “Türk sazşairleri içinde halk dili’nin ve halk zevkinin bütün inceliklerini kudretle terennüm ederek bu edebiyatın en sevilen şiirlerini söyleyen şair, Karaca Oğlan’dır.”(Banarlı 2004: 715) Karacaoğlan’ın 16.yy ya da 17.yy’da yaşadığı düşünülmektedir. Rumeli’de, Türkmenistan coğrafyasında, Suriye’de; Kahramanmaraş, Yozgat, Adana, Mersin yörelerinde yaşadığı
Görüntülenme: 142 Bu yazımda dinî ayinlerde, düğünlerde, şenliklerde ya da cem törenlerinde yapılan müzik ve raks etmek kavramların nereden doğduğu ve günümüzde neden “hakarete” maruz kaldığını çok değerli araştırmacıların görüşleri ile açıklamaya çalışacağım. Dinler tarihi ve mitoloji araştırmacılarının görüşlerine bu sayfada yer vermek çok uzun olacağından, onların görüşlerini sadece özetleyerek